İyi Parti Gebze İlçe Başkanı Burak Uluköylü: Ak Parti Siyasetinin Millete Katacağı Bir Değer Kalmamıştır

  • Çözüm Gebze’nin İl Olması

  • Suni Gündemin Büyümesini Meral Akşener Engelledi

  • Ak Parti Siyasetinin Millete Katacağı Bir Değer Kalmamıştır

İşte İyi Parti Gebze İlçe Başkanı Av. Burak Uluköylü ile röportajımızın detayları:

Gebze Kentleşemedi!

İyi Parti Gebze İlçe Başkanı Burak Uluköylü “50 yıllık aile geçmişimizle Gebze’nin, Batı Yakası’nın sorunlarını iyi biliyoruz” dedi ve Gebze’nin tüm sorunlarının temelinde kentleşememek, kent ruhu edinememek olduğunu söyledi. Uluköylü şu ifadelere yer verdi:

“50 seneyi aşkın süredir bu coğrafyada yaşayan bir ailenin ferdiyim. Bu coğrafyadan kastım Gebze, Darıca, Çayırova, Dilovası bölgesidir. Buradaki sorunları, sıkıntıları, sosyolojiyi, dengeleri iyi biliriz. Gebze en başta kent olamadı, kentleşemedi. 30 sene önce Gebze ne ise halen aynı kafa ile yönetilen bir yer konumunda. Gebze’de AVM’den önce sinema yoktu, tiyatro yoktu. Trafik sorununu yerel yönetim Gebze Adliyesi’nin, İmam Hatip Lisesi’nin oradan açtığı bir patika yol ile çözdü.  Anibal Kavşağı’na yamalı bir yol yapılarak çözüme gidilmeye çalışıldı. Şunu demek istiyorum: Kentleşmeden, malesef bunları çözüldü diyemeyiz, bunlar da zaten çözüm değil, yamadır.”

Herkes Gebze’de Para Kazanır Ama Gebze’de Yaşamaz

Gebze’nin kentleşemediğini, kent ruhu oluşturamadığını dolayısıyla sorunlarına da çözüm bulamadığını ifade eden İyi Parti Gebze İlçe Başkanı Burak Uluköylü, “Herkes Gebze’de para kazanıyor, ama Gebze’de yaşamıyor” dedi. Uluköylü şöyle devam etti:

“Kentleşme olmazsa trafik sorununu çözemezsiniz, yapılaşma sorununu çözemezsiniz, kültür sanatı, işsizliği, ekonomiyi çözemezsiniz. Kent ruhu yok Gebze’de. Bir türlü olamadı. İşin, işçinin, emeğin, emekçinin, alın terinin başkentidir Gebze. Burada herkes parasını kazanıyor ama burada yaşamıyor. Bu benim için de geçerli. Ben Gebze’yi Darıca, Çayırova, Dilovası olarak ele alıyorum. Kocaeli’nin Batı Yakası’dır Gebze. Ticaret Gebze’de döner, siyaset Gebze’de döner, sosyal yaşantı Gebze’de döner bu bölgede. İzmit’i kimse bilmez! İl Başkanlığımız orada olmasa İzmit’e gitmeyeceğiz. Herkes için geçerli bu.

Çözüm Gebze’nin İl Olması

Gebze’nin il olması ile ilgili yatırımların durdurulduğunu ve Gebze’ye valilik gelmeden hiçbir sorununun çözüme kavuşmayacağını ifade eden Uluköylü, şunları söyledi:

“Gebze’nin 90’lı yıllarda büyükşehirli il olması için yapılan yatırımlar, sonradan gelen iktidar tarafından önü kesilmek suretiyle durmuştur. En sonunda büyükşehir yasası ile de bunu tamamen ortadan kaldırmaya çalışmışlardır. Bu sebeple Gebze gelişememiştir ve kent olamamıştır. Kent kültürü gelişmeyen bir yerde hiçbir sorun çözülmez. Bunun tek çözümü Gebze’ye valiliğin gelmesi, Gebze’nin il olmasıdır.”

Suni Gündemin Büyümesini Meral Akşener Engelledi

Türkiye gündemini meşgul eden gelişmelere yönelik sorularımızı da yanıtlayan Burak Uluköylü, 104 Emekli Amiral’in bildirisiyle ilgili “Gerçek gündemin çok uzağında, lüzumsuz bir açıklamadır” dedi ve şunları kaydetti:

“Memlekette işsizlik büyük sorunken, esnaf, küçük işletmeler, KOBİ’ler ağır ekonomik şartlar altında can çekişirken, pandemi şartları sebebiyle halk sağlığı ciddi tehdit altındayken, böyle bir açıklamayı biz İyi Parti olarak talihsizlik olarak değerlendiriyoruz. Lüzumsuz bir zamanlamadır, çünkü gerçek gündem bu konunun çok uzağındadır.”

Türkiye’de siyasetin, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi sebebiyle kutuplaştırıcı bir yola girdiğini, algı yönetimi ile toplumun kutuplaştırılmaya, sınırlandırılmaya çalışıldığını söyleyen Burak Uluköylü, iktidarın bildiri üzerinden suni bir gündem oluşturma girişimini İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in engellediğini belirtti. Uluköyle şu ifadelere yer verdi:

“Bizim bu konudaki tavrımız nettir. Konuyla ilgili ilk açıklamayı yapan siyasi lider de Genel Başkanımız Sayın Meral Akşener olmuştur. Yoksa iktidar bu konunun üzerinde tepinecekti, zaten sosyal medya üzerinden başlamışlardı. Sayın Akşenener, bu imkanı ellerinden almış oldu, suni bir gündem oluşturulmasının önüne geçti. Söz konusu bildirinin içeriği ile ilgili de İyi Parti olarak bizim duruşumuz bellidir, Genel Başkanımızın açıklamalarının da harfi harfiyen arkasındayız.”

Ülke Yönetimi Tek Kişinin Elinde Oyuncak Oldu

Gece yarısı kararnameleriyle İstanbul Sözleşmesi’nin feshi ve ardından Merkez Bankası başkanının görevden alınması sonucu döviz piyasalarında yaşanan kur dalgalanması 22 Mart Krizi olarak Türkiye tarihindeki yerini aldı.

Konuyla ilgili sormuş olduğumuz soruya “Bütün bunlar, Partili Cumhurbaşkanlığı Sistemi ile ülke yönetiminin tek kişinin elinde oyuncağa dönüştürülmesinin bir sonucudur” diyen Burak Uluköylü, “Şunu açıkça ifade edeyim ki iktidar, son iki yıldır gerçekleştirdiği icraatları memleketi şahlandırmak, milletin ekonomik sıkıntılarını gidermek için değil, tamamen kendi koltuğunu muhafaza etmeye yönelik yapmıştır” dedi ve şöyle devam etti:

“Merkez Bankaları bağımsız kurumlardır. Mesele şahısların, başkanların değişmesi değildir. Türkiye’nin sinerjisi var, eyvallah, fakat rotamız belli değil. Tamamen saraydan yönetilen bir devlet yönetimi söz konusu. Tek adamın iki dudağı arasında devlet yönetmeye çalışıyoruz. Devlette esas olan kişiler değil, kurumlardır. Kurumların başına atanan yöneticiler liyakatli olsa dahi sarayla ters düştüğünde hemen değiştirilmektedir. Liyakati esas alan değil, sadakati esas alan bir yönetimle karşı karşıyayız. Bütün bunların sonucu oluşan kur dalgalanmalarından kimler para kazandı, kimin cebine ne girdi, onu da bu millet yaşadıkça görecektir diye düşünüyorum.”

Ak Parti, Kendi Hikayesine Yenilmiştir!

Gündemi hayli meşgul eden diğer bir konu olan Kürşat Ayvatoğlu meselesi ile ilgili görüşlerini de paylaşan İyi Parti Gebze İlçe Başkanı Burak Uluköylü, “Bu örnek, Ak Parti’nin kendi hikayesine yenildiğinin en net örnediğidir” ifadelerini kullandı. Uluköylü şunları kaydetti:

“Kimsesizlerin kimsesi olacağız sloganıyla yola çıkmış siyasi bir organizasyonun, 20 yılın finalinde böyle bir olayla gündeme gelmesi hepimizi düşündürmelidir. Güçlendikçe tevazuyu unuttular, milletten, halktan koptular. Şu anda geldikleri durum yola çıkış felsefeleriyle tam tersi bir yoldur. Ayvatoğlu da bu örneğin sadece bir tanesidir. ‘Dindar nesil yetiştireceğiz’ felsefesi ile yola çıkarak ülkenin her yerinde İmam Hatip Liseleri açan bu iktidar açısından çok manidar bir olaydır. Ceza hukuku boyutundaki değerlendirme yargı makamlarının işidir, onlar o değerlendirmeyi yapacaklardır ama işin sosyal boyutu noktasında Ak Partililerin oturup iyice düşünmeleri gerekmektedir, geldikleri durumu görmeleri açısından acı bir tablodur bu. Takdirini millet yapacaktır. Ama şunu şöyleyebilirim ki çürümüşlük artık her yeri sarmıştır.”

Ak Parti Siyasetinin Millete Katacağı Bir Değer Kalmamıştır

Ak Parti siyasetinin artık vatana, millete katacağı bir değer kalmadığını ifade eden Burak Uluköylü, “Onlar 20 yıllık davalarında kendi kendilerine yenilmişlerdir. Pudraşekeri de, 22 Mart Krizi de, diğer yaşadığımız sıkıntılar da, hepsi bu tükenmiş siyasetin en net örnekleridir” dedi.

Tükenmişliğin, çürümüşlüğün 17-25 Aralık’lardan başladığını ifade eden Uluköylü, “Memleketteki çürümüşlük, her tarafı sardı” dedi ve şöyle devam etti:

“Çürümüşlük, en çok da devlet yönetimi içerisinde olan Ak Parti’nin siyasi organizasyonlarının içini sardı. Toplumun her kesiminde çürümüşlük maalesef var. Böyle bir olayın Ak Parti’nin siyasi organizasyonunun içerisinde çıkması, artık Ak Parti’nin kendi hikayesine yenilmişliğinin bir sonucudur.”

15 Gün Kapalı Kalmakla Batacaksa Türkiye, 20 Yıl Boyunca Uyutulmuşuz Demektir

Pandemi süreci ve kısıtlamalarla ilgili sorularımızı da yanıtlayan İyi Parti Gebze İlçe Başkanı Burak Uluköylü, “Kısıtlamalardan olumlu sonuç alabilmek için önce yöneticilerin örnek olacak şekilde buna uyması gerekir” dedi. Koronavirüs salgınından kurtulmak için en az 15 günlük bir kapanmanın şart olduğunu ifade eden Uluköylü, devletin henüz bunu yapamadığını belirtti. Bu işin mali külfet olarak ağırlığına dikkat çeken Uluköylü, şöyle ifadelere yer verdi:

“Yapılan yasal düzenlemelerle getirilen kısıtlamaların karşılığını görmeyi, toplumun, vatandaşın bu kurallara riayet etmesini istiyorsanız, örnek olacak şekilde davranmak zorundasınız. Devleti, milleti yöneten, toplumda lider konumunda olan, kamuoyunda toplumu bilgilendirecek, STK’lar, siyasi partiler, devlet yöneticileri ve bürokratların öncelikle bu kurallara uyması gerekiyor ki, vatandaştan da bunun karşılığını alabilsinler. Siz kalkıp lebaleb kongreler yapar ve vatandaştan da bu kurallara uymasını beklerseniz, bu hayatın akışına aykırı bir davranış olur.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın lebaleb kongrelerle övünerek, gurur duyduğunun altını çizen Burak Uluköylü, “15 gün kapalı kalmakla batacaksak, zaten bizi 20 yıldır uyutmuşlar anlamına gelir” dedi ve şöyle devam etti:

“Başta kafeler ve esnaf olmak üzere birçok sektör bu işten ciddi sıkıntı çekti. İnsanlar evlerine ekmek götüremedi. Sosyal devlet olma ilkesinin gereği olarak hazırlığımız yok. Uzun süreli kapanma devleti yöneten iktidar tarafından yapılamıyor. Çünkü bu işin mali ve ekonomik sonuçları var, bir ağırlığı var. O külfeti karşılayacak bir ekonomimiz yok ki, kapanmaya gidemiyoruz. Bu gerçekleşmediği sürece virüsü kolay kolay atabileceğimizi düşünmüyorum.”

Gençlerimiz Zor Bir Dönemden Geçiyor

“Gençler evet eğitim hayatlarına devam edemiyorlar, yüz yüze eğitime gidiyorlar, bir araya geldiklerinde bir çoğu virüs kapıyor, ailelerine bulaştırıyorlar. Dolayısıyla burada kesin bir kapanma, en az 15 günlük bir kapanma şart. Gençlerimiz çok zorlu bir dönem geçiriyor, psikolojik olarak da güç bir dönem geçiriyorlar. Liseyi kazanmış gidemiyor, üniversiteyi kazanmış gidemiyor. Eğitim, aynı zaman da bir sosyal yaşantıdır. O sosyal yaşantıyı yaşayamıyorlar. Pandemi süreci hayatın her alanını etkiledi. Kendi öz yeğenim de sınava gitti geldi ve Kovid oldu, ailesine bulaştırdı. Şu anda babası hastanede yoğun bakımda. Etrafımızı, her tarafı sarmış durumda pandemi. Yetkililerin önleyici tedbirler alması da bu konuda yeterli olmuyor malesef. Dolayısıyla bir an evvel normalleşmek için en az 15 gün tam kapanma yapmamız lazım. Devletin buna yönelik bir çalışma yapması lazım. Ramazan ayının bu işe vesile olmasını diliyoruz.”

İttifak, Gündemimizde Yer Almıyor

Erken seçimin dillendirilmesiyle tekrar gündeme gelen ittifaklar konusunda sorduğumuz soruları yanıtlayan İyi Parti Gebze İlçe Başkanı Burak Uluköylü, “İlçe başkanı olarak bu konuda benim yorum yapmam doğru olmaz fakat parti tabanımızın gönlünden geçeni aktarmaya çalışayım” diyerek, gündemlerinde ittifak olmadığını söyledi. Uluköylü şunları kaydetti:

“İttifaklar artık bu sistemin bir gereği haline geldi. Dolayısıyla bir seçim olduğu takdirde ittifak konuşulabilir. Partili Cumhurbaşkanlığı sisteminde ittifaksız sonuç alamıyorsunuz, bu net. Bu iktidar partisi için de geçerli, muhalefet partileri için de geçerli. Millet İttifakı’nda bizler, asgari müştereklerde buluşmaya çalışıyoruz. Herkes farklı düşünebilir. Bizim ittifak anlayışımız Cumhur İttifakı’ndaki ilişki gibi değil. Biz her konuda aynı düşünmek durumunda değiliz, burada ‘bu yanlıştır’ deriz. Yani burada CHP’nin yanlışına da yanlış diyebiliyoruz. Aynı şekilde onlar da bizim yanlışımıza yanlış, doğrumuza doğru diyebiliyorlar. Doğruyu kim yapmışa bakmıyoruz, rakibimiz de doğru yapmış ise doğruya doğru diyoruz. Böyle bir siyaset dili geliştirmek lazım memlekete.”

Milletin, Millet İttifakı’na İhtiyacı Var

İttifaklar konusunda İyi Parti Genel Merkezi’nin gerekli noktada gerekli açıklamayı yapacağının altını çizen Burak Uluköylü, konuyla ilgili son olarak şunları söyledi:

“Ne İyi Parti’nin, ne de Cumhuriyet Halk Partisi’nin ittifaka ihtiyacı var. Millet İttifakına ihtiyacı olan, millettir. İkisi de bugün ittifaksız seçime gitse mevcutlarını korudukları gibi, ittifak içerisinde aldıkları oydan daha fazla da oy alabilirler ayrı ayrı. Dolayısıyla memleketin, milletin Millet İttifakı’na ihtiyacı var, ben öyle düşünüyorum.”

Haber41 Kocaeli