PANDEMİDE ŞİRKETLERDE SON GELİŞMELER - YÖNETİCİLERE ÖNERİLER 1

Şirket Yöneticilerinin en çok zorlandığı konu, öngörülemez ekonomik kriz ve baş döndürücü hızla değişen günümüz iş dünyasında şirketlerin başarılı olmasını sağlamak.

Hiç şüphesiz pandemi bütün çalışanları aynı şekilde etkilemiyor. Pandemi öncesinde çalışanlarının içselleştirdiği güçlü bir misyona ve tanımlanmış değer sistemine sahip şirketler bu süreci daha az sarsılarak veya sarsılmadan geçiriyorlar. 

Ocak 2020'de Dünya Sağlık Örgütü, COVID-19 olarak adlandırılan yeni bir koronavirüs hastalığının pandemi kapsamında olduğunu duyurdu ve dünyadaki diğer ülkelere yayılma riskinin yüksek olduğunu belirtti.

Covid-19 salgını ilk aşamada, Çin Halk Cumhuriyeti'nin yanı sıra havayollarını da kapsayan uluslararası tedarik zincirlerine sahip olan şirketleri etkilemişken, salgının tüm dünyaya hızla yayılması ve bu sebeple hükümetlerce alınan seyahat kısıtlamaları ve sosyal mesafe kuralları sebebiyle yerel tedarik zincirlerini de etkileyecek şekilde gelişmiştir. 

Salgının hemen hemen tüm endüstrilerde faaliyet gösteren, her büyüklükteki şirketi etkileyecek potansiyele sahip olması sebebiyle çeşitli piyasalarda ürün ve hizmetlere olan talebin azalmasına neden olmuştur. İşletmeler geçici olarak kapanıyor, markalar azalan müşteri alışverişlerine uyum sağlıyor ve Hindistan, Bangladeş ve Çin gibi ülkelerdeki çalışanlar, azalan veya iptal edilen siparişler nedeniyle ücretsiz izne çıkarılıyorlar. Ve yaklaşmakta olan ekonomik krizin, moda endüstrisinde faaliyet gösterenlerin %30'undan fazlasını etkilemesi bekleniyor.

Birçok şirket COVID-19 nedeniyle hızla gelişen olayları anlamaya, buna göre aksiyon almaya ve olanlardan ders çıkarmaya çalışıyor.

Her zaman olduğu gibi Şirket yöneticilerinin görevleri Covid-19 salgınında da değişmeden devam etmekte, yöneticiler şirketinin çıkarları doğrultusunda makul özeni gösterme ve bu şekilde hareket etme sorumluluğunu taşımaya devam etmektedirler. Bu kapsamda şirket yöneticilerden, şirketin faaliyetlerini sürdürebilmesini sağlamaları, ödeme gücünü kontrol etmeleri, likidite sağlamaları, sözleşme yükümlülüklerini yerine getirebilmeleri ve bu olağanüstü süreçte şirkete önderlik etmeleri beklenmektedir.

“Krizler Geliyorum Demez. Bu Nedenle Şirket Yöneticileri Ekonomik Krizlere Hazırlıklı Olmalıdır.” Ahmet TOKAÇ

Covid-19 tek seferlik bir mücadele değildir. İleride mevcut salgının yeni fazlarını bekliyor olmalıyız. Dinamik kriz durumlarında gösterilen örgütsel tepkiler, hazırlık ve önlemlerin başarısı konusunda en etkili parametredir. Bir sonraki krize veya mevcut krizin bir sonraki aşamasına önceden hazırlanmak, kriz gerçekten yaşandığında gösterilecek reaktif bir tepkiden çok daha etkilidir.

Birçok şirket, beklenmedik durumlara hazırlıklı olmak için fikirsel senaryolar üretmektedir. Ancak senaryolar, bir işletme için öncelikli ve önemli riskler ışığında güncellenmeli ve özelleştirilmelidir. Karar verme ve uygulama yetkisine sahip küçük bir ekip ile bir strateji odası düzeni, organizasyonla karmaşıklığı azaltabilir.

Kriz azaldığında rahat bir nefes almak ve normal rutinlere dönmek yerine, kriz anındaki aksiyonlar ve etkileri kayıt altına alıp daha sonra gözden geçirerek değerli bir öğrenme fırsatı elde edebilirsiniz. Hızla gelişen durumlar, sert kararlar alamama veya fikir birliğine varamama gibi mevcut organizasyonel zayıflıkları ve dolayısıyla gelişme fırsatlarını ortaya çıkarır.

Covid-19 krizinin işletmelerimizi ve toplumumuzu önemli şekillerde değiştireceğini öngörebiliriz. Bu değişim büyük bir ihtimalle, şirketlerin tedarik zincirlerini yeniden yapılandırması şeklinde olacaktır ve üretimlerini birkaç mega fabrikaya bağımlı olmaktan çıkaracaklardır.

Krizin acil kısmı geçildiğinde, şirketler bu krizin neyi değiştirdiğini ve bundan neler öğrendiklerini düşünerek planlarına yansıtabilmelidir.

İster sosyal mesafe kuralı ister evden çalışmak ya da okula gitmeyen çocuklarının öğretimine yardımcı olmak zorunda olsun, çoğu insan virüs yayılmaya devam ederken fedakarlık yapıyor. Çalışanlar hem kişisel hem de profesyonel olarak yüksek stres altındalar.

Peki liderler, çalışanların bu zor dönemden geçmelerine yardımcı olmak için ne yapabilir?

Çalışanları zihinsel sağlık hizmetleri ile desteklemek işverenler için yalnızca etik bir zorunluluk değil, aynı zamanda işyeri için önemli konulardan birisidir. Bu belirsiz zamanlarda, güçlü, sakin, güvenilir liderlik ihtiyacı her zamankinden daha önemlidir. İnsanlar kararlarında ve eylemlerinde sakin ve öngörülü olmak için liderlerini izlerler.

“Amerikan Psikoloji Birliği’nin paylaştığı araştırmalar, liderlerin (ister hükümet yetkilileri ister iş yöneticileri, eğitimciler, isterse ebeveynler olsun), güveni en üst düzeye çıkarmak ve stres ve kaygıyı en aza indirmek için iletişim becerilerini geliştirebileceği çeşitli yollar önermektedir.”

Stres Yönetimi: Karar ve eylemlerinizde sakin ve öngörülü olmalısınız. Yavaşlayarak, stresinizin farkına vararak ve duygusal reaksiyona neyin sebep olduğunu anlayarak bu süreci yönetebilirsiniz. Yüksek etkili bir krizin gereklilikleriyle karşı karşıya kalsanız bile, hazırlanmak ve yeniden odaklanmak için ara vermeniz gerekir.

Paylaşımlarınızı Empati ve İyimserlikle Yapmalısınız: Özellikle, işyerinin kapanması veya çalışma saatlerinin azaltılması gibi kararların iletişimi insanlardaki kaygı ve stresini artırabileceği için dikkatli yapılmalıdır. Endişeli insanların liderlerinden umut ve kontrol duygusu almaya ihtiyacı vardır. Liderler, daha iyi bir geleceğe giden bir yol olduğunu açıkça ifade etmeli ve insanlara buna nasıl katkıda bulunabileceklerini bildirmelidir.

Güven Oluşturmak İçin İnandırıcılığınızı Kullanmalısınız: Liderler durumun risklerini anladığını gösterdiklerinde güvenilirlik kazanırlar. Ancak, tüm cevapları bilmeniz gerektiğini düşünmeyin. İyi liderler, bir sorunun cevabını bilmediklerinde bilim adamları veya politikaları belirleyen merkezler gibi diğer uzmanların kararlarını uygularlar. Kritik konularda durumu kontrol altına almak için önerilen çözümlerde uzman görüşleri farklılık gösterir. Böyle durumlarda birden fazla kaynağa danışmak iyidir.

Dürüst ve Şeffaf Olmalısınız: Hayal kırıklığı yaratabilecek haberleri net ve anlaşılır bir şekilde sunmalı ve her şeyin yolunda olduğuna dair yanlış bir algı vermekten kaçınılmalıdır. Etkili liderler, kötü haberleri gizlemezler ki bu haberler de nadiren gizli kalır. Tüm gerçekleri paylaşmayan liderlere duyulan güven hızla azalır ve bu tür liderlik artan panik ve aşırı tepki getirir.

Düzenli İletişim Kurmalısınız: İnsanların güvenini kazanacak şekilde bir iletişim rutini oluşturmalısınız. İletişim durduğunda, insanlar en kötü senaryoyu hayal etmeye eğilimlidir.

Geri Bildirim Forumu Oluşturmalısınız: İnsanların soruları olacak ve önerilerde bulunmak isteyeceklerdir. İnsanlar, sürece dahil edildiğinde ve liderlerini duyduklarında liderlerlerine olan güvenleri artar. Herkesin geri bildirimlerini toplamak ve yanıtlamak mümkün olmayacaktır, ancak soru ve öneriler için uygun kanallar sağlayabilirsiniz.

Rol Model Olmalısınız: İnsanlar nasıl davranmaları gerektiğinden emin olmadığında rol modelleri olarak liderlerine bakarlar. Başkalarından yapmalarını istedikleriniz konusunda tutarlı davranmalısınız. Liderler, sosyal mesafeyi uygulama gibi yeni politikaları benimseyen ilk kişi olmalıdır. İnsanlar saygı duydukları liderleri takip edecektir.

Kaynak:https://www.apa.org/news/apa/2020/03/-leadership

(Devam Edecek)
 

YORUM EKLE