banner6

Kılıçdaroğlu: "Devlet yönetiminde şahsileşme olmaz"

CHP Genel Başkanı Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Devlet yönetiminde şahsileşme olmaz, devlet yönetiminde inatlaşma olmaz, devlet yönetiminde hele hele kibir hiç olmaz" dedi.

Kılıçdaroğlu: "Devlet yönetiminde şahsileşme olmaz"

Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, "devletin tüzel kişiliğinin ülkenin bekası için çok önemli olduğunu" söyledi. Kemal Kılıçdaroğlu'nun konuşması satırbaşlarıyla şöyle:

"-Devletin yönetimini şahsileştirirseniz, yani bir kişinin iradesine bağlarsanız o ülke sorunlardan bir türlü kurtulamaz."

"-İki alanın Türkiye'de şahsileştirildiğini görüyoruz"

"-Ekonomiyi şahsileştirdik, dış politikayı şahsileştirdik. Ekonomide bir kişi 'ben ne dersem, o doğrudur' dedi, dolar aldı başını gidiyor, faizler aldı başını gidiyor. Program üzerine program açıklıyorlar ama bir kişinin programı. Her açıklanan program, ekonomiyi biraz daha kötüye götürüyor. Çünkü 'ben ekonomistim" diyen kişinin ekonominin E'sinden anlamadığını hep beraber gördük."

"-Dış politika şahsileştirildi. Ekonomiyi biliyoruz, hangi noktaya geldi; dış politika da şahsileştirildi. Dış politikada şahsileştirmenin ötesinde bir tehlike daha var: Dış politikayı egemen güçlerin talebi ile yapmaya kalktığınızda, çok daha derin sorunlar yaratıyorsunuz. Bugün geldiğimiz nokta budur."

"Devlet yönetiminde kibir olmaz"

"-Devlet yönetiminde şahsileşme olmaz, devlet yönetiminde inatlaşma olmaz, devlet yönetiminde hele hele kibir hiç olmaz."

"-Beyefendi Emevi Camii'nde namaz kılacaktı, 3 milyon 600 bin Suriyeli Türkiye'ye geldi. Şu görüşe bakar mısınız? Şu yanlışa bakar mısınız? Şu sorumsuzluğa bakar mısınız? Ortalıkta geziyorlar..."

"-Ve değerli arkadaşlar, göç dalgası geldi... Önce yüzbinler... "Yüzbinler aşmaz inşallah" deniyordu, milyonlar... Milyon, 1 milyon olmadı, 3 milyon 600 bin resmi rakamlar. Tabi bu 5 milyon-6 milyon da olabilir; bilmiyoruz, kimse bilmiyor aslında, ne olup ne bittiğini kimse bilmiyor."

"- Gelen sığınmacılar Türkiye'de kalmak istemiyorlardı onlar. Gelişmiş ülkelere gitmek istiyor, Türkiye de ne yapacak? Ekonomisi gelişmiş olan Almanya'ya, Fransa'ya, Hollanda'ya, Danimarka'ya, Kanada'ya, Amerika'ya gitmek istiyorlar."

"O fotoğrafın sorumlusu"

"-Her birisi Akdeniz'den botlarla Batı'ya gitmeye çalıştı ve Akdeniz bir sığınmacı mezarlığına dönüştü."

"-Bir çocuk bedeninin dalgalarla kıyıya vurduğu fotoğrafı herhalde hiçbirimiz unutmadık. O fotoğrafın sorumlusu başta oturan kişidir, Erdoğan'dır o fotoğrafın sorumlusu kimse unutmasın. İkincisi emperyal güçlerdir, ona da geleceğim, birazdan ona da geleceğim."

"-16 Aralık 2013; bu konuşmamdan bir süre sonra Avrupa Birliği ile Geri Kabul Anlaşması’nı imzaladılar. Böylece sığınmacılar Türkiye'de kalacak. Sığınmacılar için Türkiye artık Avrupa'nın hapishanesi olacak. Bu hale getirdiler."

"-Şimdi açıklama yapıyor İçişleri Bakanı daha geçen gün: 'Avrupa Birliği, Türkiye'nin göçmen deposu olmasını istiyor. Günaydın beyefendi günaydın, dünyadan bu kadar habersiz. İyi de göçmen deposu olmasını isteyen Avrupa Birliğiyse, o anlaşmayı imzalayan zatın adı ne acaba?"

"-Geri kabul anlaşması yanlıştı, bu başımıza bela oldu diye neden söylemiyorsun? Söyleyebilir mi? Söyleyemez, söyleyemez."

"Emperyal güçler maşa kullanır"

"-Bir süre sonra Amerika desteğini çekti; Suriye'de Türkiye'ye yönelik desteğini çekti. Tercihini başka yerden yana koydu ve Türkiye'den desteğini çekti."

"-5 Aralık 2017, Erdoğan konuşuyor... Tarihi açısından Türkiye'nin yüz karası olan bir cümledir bu cümle. Şöyle diyor: 'Ya biz Özgür Suriye Ordusunu Ey Amerika seninle beraber kurduk ya. Bunun adımını senden önceki Obama yönetimiyle beraber kurduk' diyor."

"Emperyal güçler ateşi elleriyle tutmazlar, maşa kullanırlar. Emperyal güçlerin Ortadoğu'daki maşası Recep Tayyip Erdoğan'dır. Bunu herkesin bilmesini isterim."

"-15 Şubat 2018. Dönemin Başbakanı Binali Yıldırım tweet atıyor: '3,5 milyon Suriyeliyi ağırlıyor ve onların her türlü ihtiyaçlarını karşılıyoruz ve onların Avrupa'ya gelmesinin bir anlamda önüne geçiyoruz. Bunu yaparken terör örgütlerinin Avrupa'ya yayılmasının da önüne geçiyoruz' diyor."

"-Yani 'terör örgütleri bizde, zaten biz terörle içli dışlıyız. Zaten bizim insanlarımızı öldürüyorlar. Bizden de kimse ses çıkarmıyor. Biz sizin hamiliğinize soyunduk' diyor. 'Biz sizin korumalığınıza soyunduk' diyor. Kim? Bu ülkenin başbakanı söylüyor."

"-Biz söylesek kıyamet kopar ama beyler itiraf ediyorlar."

"-Gencecik fidan gibi Suriyeliler geziyorlar. Yine ben söylüyorum, Nisan 2017: 'Bizim gencecik pırlanta gibi çocuklarımızı El-Bab'a göndereceğiz, Suriye'nin gençleri Türkiye'de volta atacak. Bu benim vicdanıma dokunuyor."

"-Bu ülkeyi yöneten kişi şehitlerin hesabını soracağına, koşa koşa gidiyor Putin'in kapısında dakikalarca bekliyor. Dakikalarca..." 

"-Bahçeli'ye bir parantez açmak boynumun borcu burada: Sen Türkiye Cumhuriyeti tarihinde hiçbir zaman devleti yöneten bir kişinin, bir başka devleti yöneten kişinin kapısında dakikalarca bekletildiğini gördün mü? Görmediysen hangi yüzle destek veriyorsun, hangi ahlakla destek veriyorsun, hangi milliyetçilikle destek veriyorsun?"

"Proje ürettik"

"-Biz bölge sorununun çözülmesini istiyoruz, Ortadoğu'ya barışın gelmesini istiyoruz, Ortadoğu'da artık insan dramının bitmesini istiyoruz."

"-Onun için de proje ürettik. Mayıs 2018'de açıkladığımız seçim bildirgemizde 'Ortadoğu Barış ve İşbirliği Teşkilatı' kuracağımızı taahhüt ettik. Türkiye, İran, Irak ve Suriye; sonra diğer ülkeler, Mısır'a kadar uzanacak olan ülkeler."

"-Ortadoğu'da barışı sağlamak zorundayız, birliği sağlamak zorundayız, beraber büyümek zorundayız, insan haklarına saygılı bir demokrasiyi birlikte getirmek zorundayız. Güçlü olmak zorundayız."

"İçişleri Bakanı olarak ilan ediyorsun"

 "-Suriyeliler bugün emeği sömürülen bir halk olarak aramızda duruyor; emeği sömürülen, itilip kakılan insanlar olarak aramızda duruyorlar."

"- Acı olanı bu zaten, devleti yönetenler itiraf ediyorlar. İçişleri Bakanı söylüyor, bizim işverenlere kızıyor: 'Fabrikanda Suriyeliyi çalıştır, sömür, sigortasını yaptırma, sonra ayak ayak üstüne at, ne olacak bu Suriyelilerin hali de. 1 milyon insan gidecek. Kim isyan edecek biliyor musun? O iş sahipleri..."

"- Vicdanlı iş sahibiyle, vicdansız iş sahibini ayırmak lazım. İkisinin arasında fark var. Vicdanı olan sigortalı çalıştırır. Vicdanı olan izinli çalıştırır."

"-Sen açıkça diyorsun ki, "biz Suriyelileri çalıştırıyoruz, kaçak çalıştırıyoruz, kayıt dışı çalıştırıyoruz, sigortasız çalıştırıyoruz, vergisiz çalıştırıyoruz, emeklerini sömürüyoruz.' Ve bunu da kalkıyorsun İçişleri Bakanı olarak dünyaya ilan ediyorsun, dünyaya ilan ediyorsun."

"Herkes saraya bakıyor"

"-Bir gerçek daha ortaya çıktı: Sığınmacılar konusunda hiçbir politika yok, yok öyle bir politika."

"-Sınırlarda isteyen elini kolunu sallayarak çıkıyor. 100 bin kırmızı çizgiydi, ne 100 bini? 3 milyon 600 bin oldu. Denetim yok. Başı bozukluk var mı? Evet, başı bozukluk var."

"-Kimin ne yaptığı belli değil. Herkes saraya bakıyor. Çünkü hiç kimsenin yetkisi yok. Bir tek yetkili var, o da saraydaki zat. Ne genel müdürün, ne bakanların, ne daire başkanının; hiç birisinin yetkisi yok."

"-Görüşümüz gayet nettir: Gidecekler, herkes bilsin. Farklı kesimler farklı görüşler ileri sürebilirler ama bizim görüşümüz çok açık, çok net: 2 yıl içinde Allah'ın izniyle gidecekler, göndereceğiz."

"-Sorumlu siyaset yapmak zorundayız. Bu süreçte milletimizin tertemiz alnına ırkçılık lekesi asla sürdürmeyeceğiz, ırkçılık olmayacak, asla ırkçılık olmayacak. Bu nedenle asla kayıkçı kavgalarına dahil olmayacağız, kayıkçı kavgalarına asla dahil olmayacağız." 

Güncelleme Tarihi: 10 Mayıs 2022, 22:22

En Siyasi Haber

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER