banner15

Kılıçdaroğlu: Devletin dini adaletse adaletin bir şekilde sağlanması lazım

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Sakarya'nın Hendek ilçesinde 3 Temmuz 2020'de havai fişek fabrikasındaki patlamada hayatını kaybedenlerin aileleriyle buluştu. Kılıçdaroğlu, "Adaletin olmadığı yerde dünya olmaz, kainat olmaz. Devletin dini adaletse adaletin de bir şekilde sağlanması lazım" dedi.

Kılıçdaroğlu: Devletin dini adaletse adaletin bir şekilde sağlanması lazım

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Hendek ilçesinde 3 Temmuz 2020'de meydana gelen havai fişek fabrikası patlamasında yaşamını yitirenlerin aileleriyle Akyazı ilçesinde görüştü. Patlamada kardeşi Sebahattin Tepeçınar'ı kaybeden Hatun Göktepe'nin evinin bahçesine konuk olan Kılıçdaroğlu, patlamayla ilgili büyük ihmal olduğunu belirterek, "Büyük bir mağduriyet, büyük bir ihmal var. Bunun da farkındayım. İlk sefer olan bir patlama değil. İnsanlar hayatlarını kaybetti ve büyük bir dram yaşandı. Herkes 3 kuruş, 5 kuruş ekmek peşindeyken, bir kaza sonucu canını veriyorsa ve bu kaza olmasın, diye gerekli tedbirler alınmıyorsa ortada büyük bir acı var; demektir. Acıyı tamam, sineye çekelim de en azından adalet dediğiniz bir kavram var. Bu adaletin de olması lazım. Adaletin olmadığı yerde dünya olmaz, kainat olmaz. Devletin dini adaletse adaletin de bir şekilde sağlanması lazım" diye konuştu.

'EN ÇOK ÜZEN, OLAYIN SICAKLIĞI DURURKEN YEMEK VERİLMESİ'

Kılıçdaroğlu, patlamanın ardından verilen yemeğe değinerek, "Avukat arkadaşlar sağ olsunlar, çalışıyorlar. Biz hemen milletvekili arkadaşlarımızı olaydan sonra görevlendirdik. Kişi adalet bekliyorsa kendisini güçlüler karşısında güçsüz hissediyorsa birilerinin ona destek vermesi lazım. Adalet için bu şarttır. Beni en çok üzen, canımı acıtan, olayın sıcaklığı dururken bir yemek verilmesi, sanki böyle bir şey olmamış gibi bir atmosferin yaratılmış olması. Bu doğru bir şey değil, hepimiz insanız. Eksiğin kusurun olabilir ama en azından insanlar acılarını çeksin. Acımasız bir tablo çıktı ortaya, bunun takipçisi olmak görevim hepimizin görevi. Bu acıyı telafi etmek zorundayız. Sizlerden özür dilemeleri lazım, sizlerle helalleşmeleri lazım bunların. Böyle bir şey olmaz. Bütün bunlar olmamış gibi davranılması, bunlar doğru şeyler değil" dedi. 

'ADALET YERİNİ BULUNCAYA KADAR TAKİP EDECEĞİZ'

Bir vatandaşın acısı varsa herkesin paylaşması gerektiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, "Bir apartmanda komşumuz vefat ederse televizyonu açmayız, saygı duyarız. Ona yemek, çorba götürür; acısını paylaşırız. Böyle bir tablo karşısında duyarsız davranılması hoş değil. Buraya geldim, beni kabul ettiniz; sağ olun. Sofranızda ağırladınız. Şundan emin olmanızı isteriz; adalet yerini buluncaya kadar bizler takip edeceğiz. Avukat arkadaşlar takip edecek. Sizin mahkeme feryatlarını duyunca inanın içim parçalandı. İnsanlar sizler hele kadınlar adalet istiyorsunuz. Nasıl olur böyle? Zulmün hakim olduğu yerde adalet olmaz. Zulmü de bitireceğiz bu ülkeye adalet de gelecek, bu ülkeye hoşgörü gelecek" diye konuştu.

Adaletin mutlaka yerini bulacağını vurgulayan Kılıçdaroğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Toplum olarak bizim kucaklaşmaya ihtiyacımız var. O kadar çok kamplaştık ve ayrıştık ki birbirimizi düşman olarak görmeye başladık. Bu memleket hepimizin memleketi, vatan hepimizin vatanı, bayrak hepimizin bayrağı. Tamam; oturur, tartışır, anlaşamayabiliriz. Bu kavga nedeni olmamalı. Tartışma daha sağlıklı ve daha doğru yol bulabilir miyiz, bunun için tartışabiliriz. Dünya böyle yapıyor, biz de böyle yapmalıyız. İnşallah düzelir, karamsar değilim. İnşallah adalet yerini bulur. Zaman zaman aksaklıklar çıkabilir ve gecikme olabilir ama ben eminim ki adalet mutlaka yerini bulacaktır. Bu devletin yetkilileri sizin sofranıza oturup sizden helallik istemek zorundalar. Devleti yönetenlerin kendilerine düşen görevi yapması lazım, vatandaşa karşı görevini yapması lazım. Ölenleri geri getiremiyorsunuz, 'Allah rahmet eylesin' diyorsunuz. Evlatlar var, acılar var, onlar herkesin yüreğinin bir yerinde duruyor ama burada bir haksızlık oldu, bir yanlışlık oldu, bunu telafi etmemiz lazım, diye size gelip, oturup konuşmaları lazım."

Öte yandan fabrikada oğlu Halis Yılmaz'ı kaybeden Muammer Yılmaz ise patlamanın meydana geldiği, 'Çin Mahallesi' olarak bilinen üretim alınana değinerek, "Benim çocuğum 26 yaşındaydı. Çin Mahallesi sorumlusu Çinli bir usta ve bu şahıs Çin'e gidiyor. Bunun için suç duyurusu yapılmıyor. Mahkeme sonunda suç duyurusu yapılıyor. Şu an verilen cezalar en alt seviyede cezalar. Bu cezaların yükselmesi lazım" dedi. 

(DHA)

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER